27 Şubat 2015 Cuma



Her gün minik hediyelerini kapıp gelen
Bahçede görür görmez koşup karnıma yapışan
Öğretmeniiim ödevlerimi yaptım diyip bir aferin bekleyen
Bir başını okşamanıza  sizi çok seviyorum diyen
Ağızlarından çıkan her saftan sözcükle gülümseten
Evdeki sokaktaki şiddeti unutup sevgi bekleyen miniklerim
İçimde gizli her derdimin ilacı gibi
Her günü daha anlamlı kılar gibi
Hayatımdaki boşluğu doyurur gibi.

25 Şubat 2015 Çarşamba


                                          Sizi yoklama defterinden öğrenmedim                                         
Haylaz çocuklarım
Sınıfın en devamsızını
Bir sinema dönüşü tanıdım
Koltuğunda satılmamış gazeteler...
Dumanlı bir salonda
Kendime göre karşılarken akşamı
Nane şekeri uzattı en tembeliniz
Götürmek istedi küfesinde
Elimdeki ıspanak demetini
En dalgını sınıfın
Çoğunuz semtine uğramaz oldu okulun
Palto ayakkabı yüzünden
Kiminiz limon satar Balıkpazarı'nda
Kiminiz Tahtakale'de çaycılık eder
Biz inceleyeduralım aç tavuk hesabı
Tereyağındaki vitamini
Kalorisini taze yumurtanın
Karşılıklı neler öğrenmedik sınıfta
Çevresini ölçtük dünyanın
Hesapladık yıldızların uzaklığını
Orta Asya'dan konuştuk
Laf kıtlığında
Birlikte neler düşünmedik
Burnumuzun dibindekini görmeden
Bulutlara mı karışmadık
Güz rüzgarlarında dökülmüş
Hasta yapraklara mı üzülmedik
Serçelere mi acımadık kış günlerinde
Kendimizi unutarak
 
 

9 Şubat 2015 Pazartesi


Cudi dağı ve Habur sınır kapısına ilerleyen ipek yolu. Yeni evimden manzaralar bunlar. Ve şimdi burası aynı zamanda okul günlüğüm artık. Kaç gündür burada olmanın verdiği his alışkanlık olabilecek mi zaman gösterecek.


27 Ocak 2015 Salı



27 Ocak 2015
günlerden salı
saat 13.15 i vurmakta
298. günde bugündeyiz
içinin yandığı günlerin sönüp arada alevlendiği bugünde
bazen her şey aksi gider
her şey tersine döner
zorluklar bırakmaz hiç peşini
dilinin ucuna gelir o yeter dedirten sözcükler
tam da öyle zor zamanlardı beklediğim
ve geldi nihayet.
biliyorum çünkü zirvedir o yaşatılan
arkasından gülümsetecek bir esinlik getirecek.
babamla bi gün aynı yerde yan yana yatmak da varmış meğer çizgilerinde.
yağmur var dışarda
babam uyuyor
sen de az önce ayağının acısıyla sizlandin biraz
iyisin şimdi
tepeyi aşmak üzereyiz
buna inanmak istiyorum


12 Ocak 2015 Pazartesi

YASEMENİM AÇARKEN

bir hikayenin sonunu daha gördü
şimdi yeni masallara kucak açmakta.
topladı eşyalarını
sürüklerken bavulunu
silindi bile yorgunluklarının izi
gerçek olanın acısını bırakıp gri şehirde
hayalin tadını almaya gidiyor masalın diyarına
hangi varmış yokmuşla başlayanın içine düşecek
henüz bilmiyor
ama tüm yeniler orada bekliyor
biliyor
her şey saman sarısı sayfalar kokan bir kitapta
onu bekliyor.
bir sürü minik hayata uzattığı eli
minnet kokmaya başlarken
hayat anlamla dolup taşıyor.
yaşanacak bu evvel zamanda yasemenler açıyor
sevginin gücü herkese ilham oluyor.
saat 03.26
bu otobüs karanlığın penceresinden çıkıp
benim masalıma gidiyor




8 Ocak 2015 Perşembe

YAK IŞIKLARI

yavaş yavaş tutuşuyor tüm ışıklar
yol oluyorlar
sen korkmadan yürü diye
bize umut sana güç veriyorlar
yanacakları zamanı biliyorlar
bekliyorlar
arada bir renk verip sonra sönüyorlar
yorulmadan bekle diye
sonra o ışıklar parmak uçlarında ısınıyor
ellerin karıncalanıyor
korkma
sen hisset diye
bir kıpırtı kalbinde yol açıyor bu kez
daha bitmedi bak
neler yapabileceksin
her şey sen gör diye
ağrılar çoğalıyorlar
her gün daha da yoruyorlar belki
kapatma kendini
alışma
daha çok yansın canın
ama yine de bırakma
sen izin ver artık
yürüsün kıpırtılar
biz gördük
çıkacak bi gün o tellerinde düğümlenen sesler
sen sessiz ağlarken
biz hep inandık
ötesi aydınlık şimdiki acılarının
anlamı var çıkmayan çığlıklarının
bir his bekleyen parmaklarının
biz hepsini duyduk
şimdi sebebi
sen duy artık